Emre Göçmen Kimdir?

Kendinizi iki kelime ile tanıtmanızı istesek, nasıl tanıtırdınız?

“İzmirliyim, tasarımcıyım.” derdim.

‘”Tasarımcıyım” derken herhangi bir alan sınırlaması yapmadınız. Nedenini öğrenebilir miyiz?

Tüm yaşamım tasarlayarak geçtiği için bir sınırlama yapamıyorum. Orta, lisans ve lisanüstü öğrenimim boyunca tasarım eğitimi aldım. Aradaki sınırlar Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümü’ndeki yüksek lisans öğrenimim sırasında ortadan kalktı. Sınırları yaratan sektörler; sektörlere uymak zorunda olanlar ise tasarımcılardı… Aslında Lascaux mağarasından beri, tasarımcılar hep tasarladılar. Bu ‘aşkın bilişsel aktivite’yi sınırlandırmadan da icra etmek mümkün. Yeni alanlar, yeni uzmanları; yeni uzmanlar ise yeni alanları getirdi. Tanımlar ve konumları tartışma konusu oldu. Bugün, tasarımcılar sınırlarını tanımlarken, çok sayıda disiplin ismi sıralıyorlar. Bense başladığım yere geri dönmenin hafifliğini taşıyorum.

Peki, Emre Göçmen ne tasarlar?

Tasarlama eylemiyle zihinsel açıdan aktif bir bağım olduğu için “Her şeyi tasarlar.” desem, abartmış olmam. Örneğin, şu anki söyleşide izlediğimiz olay örgüsünden, kariyerime; hatta özel yaşamıma kadar her şeyi tasarlıyorum. Bugün, yayınladığım setlerin de taslakları ve sonuçları var…

Kariyerinizdeki grafik tasarımcılıktan görselleştirme uzmanlığına geçiş serüveninin nedeni de değişen bakış açınıza mı bağlıydı?

Nedenlerden yalnızca biriydi. Aslında, en temel düzeyde, doğal seçilimin bir sonucuydu. Ulusal pek çok markaya İzmir ve İstanbul’daki reklam ajanslarında grafik tasarımcı ve sanat yönetmenliği pozisyonlarında destek vermeme rağmen, kariyerime istediğim gibi yön veremiyordum. Grafik tasarımcılığın çalışma koşulları ve kazancından memnun değildim. Hayatımın değişmesini beklemektense, kendimi değiştirmeye ‘yeniden yapılandırmaya’ karar verdim.

Bu ‘yeni yapılanma’ diye söz ettiğiniz süreç nasıl gerçekleşti?

Bu kararı, çoğu insan günde en az bir kere verir. Benim de uygun koşulları sağlamadan uygulamaya koyabileceğim bir karar değildi, doğrusu. Uygun koşulları sağladıktan sonra önümde başlamak için herhangi bir engel görmüyordum. Kendimi ‘tasarımcı’ olarak tanımlıyor ve kullanmayı planladığım 3ds Max, Vray ve 3. parti programları; yeni nesil araçlar olarak görüyordum.

Görselleştirme alanına girdiğinizde, hangi kaynaklardan yararlandınız?

Önce İzmir’deki en ucuz kursa giderek terminolojiye hakim olmayı hedefledim. Son derece verimsiz ve motivasyon düşüren bir eğitimdi. Eğitmenim bir program operatörüydü ve öğrenciler 3ds Max ve Vray’in öğrenilmesinin zorlukları hakkında şehir efsaneleri sıralıyordu. Terminolojiye hakim olduktan sonra bıraktım. Bu alanda tanıdığım kimse olmadığı için, araştırma terimlerimin cebimde olması önemliydi. Anahtar kelimelerimi doğru kullanarak, bu alanda ne kadar kitap ve eğitim seti varsa, hepsini satın aldım.

Neden alandaki tüm kitap ve eğitim setlerini satın aldınız?

Yeni bir alanda ileri bilgilere hakim olmak için başka bir yol göremiyordum.

Yolun başındayken, sonunu mu tasarladınız?

Nerede olmak istediğimi biliyordum… Ancak, ‘tasarlamak’ yerine, mütevazı bir öngörüde bulundum demem daha doğru olur. Yolun sonunu hayal ettim… Ardından elimdeki tüm Türkçe kaynakları, Youtube ve daha sonra edindiğim yabancı kaynaklarla sömürmeye başladım. İş hayatı devam eden biri olarak, uyku saatlerimi azalttım. 9 ay boyunca günde 4-8 saat arası çalışarak, birbirlerinden bağımsız pek çok kaynağı zihnimde birleştirip yorumladım. Birinin eksiğini diğeri kapatıyordu ve her bilginin tek tek yorumlanması gerekiyordu.

9 ay görselleştirme öğrenmek için fazla değil mi?

İleri bilgi, kaynağından alınıp yorumlandıktan sonra tek bir eğitmen tarafından tek bir yöntem ile aktarıldığında bu süre 3 aya kadar inebilir. Ancak, farklı kaynaklardan öğrenme serüveni, bırakın ayları; yıllar sürebiliyor. Bu bağlamda, az sayıdaki emsallerime göre çok kısa zamanda öğrendiğimi söyleyebilirim.

Görselleştirme konusunda ileri bilgiye sahip olduktan sonra ne yaptınız?

Zaman kaybetmeden portfolyo sitemi açtım (emregocmen.com). Yurtiçi ve yurtdışından proje teklifleri aldım. Başlangıçta bir süre freelance çalıştım ancak, işleri daha profesyonel bir düzeye taşımak için şirketleşme yoluna gittim. 2 Şubat 2015’ten sonra çalışmalarımı, İzmir-Balçova’daki ofisimden sürdürmeye başladım.

Yani ortalama 1 yıl zarfında ‘çalışan’dan ‘girişimci’ye dönüştünüz…

Aslında basit bir formüldü. Daha fazlasını istiyorsanız, kendinizde bir fark yaratmanız gerekir. Kendinizde fark yarattığınızda da, daha fazlasına ulaşabileceğiniz yeni platformlar ararsınız.

Peki her şey anlattığınız kadar basit miydi?

Yaşarken, her şey zor görünür. Aslında, hiçbir zaman o kadar zor değildir. Sadece, her şeye rağmen ‘sabırla’ inandığınız şeyi yapmanız gerekir. İnsan hayatında ay ile sınırlanan zaman dilimi çok kısadır. Aylar içinde yaptıklarınızla; gelirinize, statünüze, özel hayatınıza kalıcı değişiklikler getirebilirsiniz. Yıllarca yapmadıklarınızla ise hiçbir kalıcı değişiklik elde edemezsiniz.

Peki sonra ne oldu? İşleriniz yolunda gitti mi?

Sıfırdan kurulan bir işletme ve alan üzerine iş ağı olmayan bir tasarımcı olarak, vakit kaybetmeden çevre kazanma girişimlerinde bulunmaya başladım. Hizmet sektöründeki deneyimim sayesinde, insanların benden haberi olması için; şehir içi ve şehir dışı seyahatler planlıyor; her günümü portfolyo sunumlarıyla geçiriyordum… Nitekim, kısa zaman içinde işler gelmeye başladı. İşlerim, kuruluştan birkaç ay sonra, özel ve kazançlı projeleri seçecek kadar yoluna girmişti.

İşleriniz hangi aşamadayken, eğitmenlik yapmaya karar verdiniz?

2015 yazından beri eğitmen ve yayıncı bir dostum, Türkiye ve dünyada görselleştirme alanında ileri seviye eğitim setlerinin olmadığından söz ediyor, set yapmam için tekliflerde bulunuyordu. Ben de proje peşinde koşmaktan fırsat bulamadığım için, konuya bir türlü eğilemiyordum. İşlerimin arasında bir boşluk yaratıp, ilk eğitim setimin kaydına girdim ve ilk eğitim setim olan Gerçekçi Dış Mekan için Doğa Uygulamaları’nı bu şekilde çıkardım.

İlk eğitim setinize nasıl dönüşler oldu?

Yayınlandığında kuruluşun ileri set bekleyen portföyüne tanıtıldı. Beklenenin üzerinde bir ilgiyle karşılaşıldı. Yüzlerce öğrenci ve profesyonel seti edindi. Ardından ileri setler için yoğun bir şekilde talepler almaya başladım. Kariyerimi tekrar tasarlamam gerekiyordu… Ya ileri görselleştirme bilgimle proje peşinde koşacaktım ya da bu bilgiyi, alanda ilerlemek isteyen öğrenci ve profesyonellerle aktaracaktım.

Siz de bilginizi bu alandaki öğrenci ve profesyonellere aktarmayı seçtiniz…

Aslında, her iki seçeneğe de yakın durdum. İleri Görselleştirme Teknikleri-1 ve İleri Görselleştirme Teknikleri-2 eğitim setlerimi hazırlarken ve kayıt dönemlerinde iş almasam da bazı özel projelere kayıtsız kalamadım.

İleri Görselleştirme Teknikleri serisine nasıl dönüşler oldu?

Bu setlerin içeriği, sektördeki profesyonellerin fısıldamaya çekindiği konular üzerineydi. Kimi bilgiler benim 2 haftalık denemelerle ürettiğim yöntemler iken, kimileri 3. parti yazılımların sınırlarıydı… Bir görselleştirme tasarımcısının tek bir kaynakta aktardığı onlarca profesyonel sır vardı o setlerde. Setler yayınlandıktan sonra yüzlerce öğrenciden teşekkür mesajları aldım. Kimileriyle İzmir’de buluşup görüştüm. Bana hediye gönderen öğrencilerim oldu… Profesyonel ve duygusal açıdan çok tatmin edici dönüşler oldu.

Ve siz de Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu’nu kurmaya karar verdiniz…

İleri Görselleştirme Teknikleri-2 eğitim setimi yayınladıktan sonraki aylarda yeni bir set hazırlığı içindeyken, içerik üretme konusundaki yeteneğimin zaman içinde ne kadar geliştiğini fark ettim. Artık, eğitim setlerimi tasarlıyor ve pek çok farklı konuya çok hızlı bir şekilde odaklanabiliyordum. Çok sayıda yeni şeyi çok hızlı bir şekilde öğrenip, herhangi bir konu ile ilgili uzmanlık seviyesine bir çırpıda gelebiliyordum. Öğrendiklerim, kalıcı bir şeye dönüşmediğinde, yeniden kullanılmayı beklemek üzere, hafızamın derinliklerinde hapis oluyorlardı. Zaman geçtikçe bildiklerime kıyamadım ve bildiklerimi kendi öğretme tarzımla, tek bir platformda toplamaya karar verdim. Bu platformu oluşturma nedenim, kariyer serüvenimin getirisidir…

Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu’nu kurmaya karar verdiğinizde yalnızca üç adet eğitim setiniz vardı…

Evet, ileri düzeyde üç setim vardı. Ancak, bu setleri çıkarmama neden olan konulara odaklanacak olursak, setlerin paylaştığı ileri bilgiler kadar eksik bilgileri kapatmaya odaklı anlatımların olduğunu görürüz. Benim setlerimi edinen arkadaşlarımın pek çoğunun uzmanlık düzeyinde eksikleri, alan üzerine deneyimli olmayan eğitmenlerin uygulama örnekleri üzerinden anlatımda bulunamamasından kaynaklanıyordu. Ben de başka konulara odaklanmak ya da daha ileriye gitmek yerine, geri dönmeye karar verdim. Görselleştirme uzmanlığı eğitimini, başlangıcından sonuna, ‘program ve komut eğitimi’ olmanın ötesine taşımaya baş koydum. Teorik anlatımlar ve uygulama örnekleriyle, parçalardan bütüne giden çok zengin bir içerik hazırladım. Bugün dünyada görselleştirme uzmanlığı ve ileri görselleştirme uzmanlığı şeklinde kategorize edilmiş, uygulama üzerinden anlatımlarla hazırlanmış, bu kadar yoğun bir içerik henüz hazırlanmadı. Eğitim setlerimi edinen arkadaşlarımdan gelen tepkiler ve kazanımları görünce “İyi ki yapmışım.” diyorum.

Beklediğiniz ilgiyi görüyor mu setleriniz?

Beklediğimden fazlasını gördüğünü söyleyebilirim… Bizden haberi olan herkes, görselleştirme uzmanlığı konusu geçen her yerde bizden söz ediyor. Tavsiye üzerine bize ulaşan çok arkadaşımız var… Öğrenci arkadaşlarım, rekabetin dayanışma ve centilmenlikle sürdüğü bir sektör yaratacaklar. Bilgi paylaşımından kaçınmıyorlar… Bu sayede, daha çok insanın kariyerine dokunabiliyoruz…

Peki… Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu’na dönecek olursak… Kariyer odaklı yaşamanızın ve yeniliklere hızlı uyum sağlamanızın sonucu mudur?

Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu, logosundan da anlayabileceğimiz üzere açılımı ‘Konu: Kariyer’dir. Ben de dahil olmak üzere, bir şeyler başarmayı hedefleyen tüm profesyoneller ve profesyonel yaşama aday öğrencilerin ‘konusu daima kariyer’dir. Kariyerimize ayırdığımız süre, uykuya ayırdığımız süre kadardır. Kariyer ve uykuya ayırdığımız süreden artakalan zaman ise, kişisel gereksinimlerimiz hariç, özel yaşantımızdır. Kariyerimizdeki gelişmeler, kariyerimize ayırdığımız saatler dışındaki tüm süreçleri olumlu ya da olumsuz etkiler. Sanayi devriminden bu yana, ‘formül’ başka bir şekilde karşımıza çıkmaz. Ben bugün sahip olduğum her şeye kariyerimi ‘konu’ ederek ulaştım. Benim bakış açımdaki, çalışmalarını görselleştirme alanında sürdürmek isteyen herkesin bu platformu; şirket kültürünün markalaşmış haliyle anımsamasını istedim.

Peki neden Görselleştirme Uzmanlığı Platformu tanımlamasını kullanıyorsunuz?

Konu Kariyer’in bir ekol oluşturarak beni aşmasını, kişilerden bağımsız bir topluluğu temsil etmesini istiyorum. Konu Kariyer’in bir gün Türkiye’de, görselleştirme alanının tanınan ve normları olan bir sektör haline gelmesi için ‘ben’den ‘biz’e geçmemize neden olacak bir çatı görevi görebileceğini düşünüyorum. Topluluk için bir çatı görevini üstlenebilmesi için bazı planlarım var. Gelişmeleri zaman içinde birlikte görelim…

Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu’nun gelecek hedefleri nelerdir?

Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu, görselleştirme uzmanlığı konusunda Türkiye’deki kaynak eksikliğini gidermek üzere yola çıkmıştır. Kendinde fark yaratmak öğrenci ve profesyonellerin kariyerlerindeki görselleştirme serüvenine destek vermektedir. Kendini bir içerik sağlayıcısı olarak tanımlamanın ötesinde hizmet sağlayıcısı olarak da görmektedir. Eğitim setlerinin içerik üretimi kadar sipariş sonrası desteğini sağlamak da temel görevidir. Şirket kültürü olarak benimsediği sınırlar dahilindeki geleceği, öğrencilerinin başarısına bağlıdır.

Sizin ‘bireysel olarak’ gelecek hedefleriniz nelerdir?

Konu Kariyer Görselleştirme Uzmanlığı Platformu’nun görselleştirme alanında önemli bir e-ticaret platformu olarak kalmasını sağlayacak güncel içerikleri üretmek şu an için öncelikli hedefim olduğunu söyleyebilirim. Konu Kariyer’in beni aşması durumunda, eğitim setlerimi İngilizce’ye çevirip uluslararası bir marka olarak dünyaya tanıtmayı düşünüyorum. Görselleştirme alanında birbirine bağlı uygulama örnekleriyle işlenmiş, bu kadar yoğun bir içeriğe sahip, tek elden çıkan bir bilgi kaynağına henüz rastlamadığım için; güzel sonuçlarının olacağını düşünüyorum. Bir de Londra’da üç yıldan beri görselleştirme konusunda destek verdiğim bir şirket var. Onların da ısrarları kendilerine katılmam ya da çalışmalarımızın sürekliliği için Londra’ya taşınmam yönünde. Sevgili dostum ve uluslararası arenadaki destekçim Jason Alexander Griffiths (İç Mimar-Space&Place) de orada olmamın kariyerim için en iyisi olduğu görüşünde baskı yapıyor. Yoğun iş tempoma rağmen, Londra ile ilgili gerekli yapılanmaya zaman ayırabilirsem, tüm seçenekler bir arada da gerçekleşebilir… Kısacası, gelişimin getirilerinin ne olacağına odaklanmaktansa, gelişimin kendisine odaklanmaya devam etmem gerekiyor. Benim için hiçbir şey bir yere varmış ya da bitmiş değil…

Görselleştirme alanında gelişim gösteren arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Bu yola girmeye karar verdikleri zamanki cesaretlerini ve umutlarını, kariyerleri süresince korumalarını öneriyorum. Kariyerlerinde bir farklılık yaratmak için saatler, günler, haftalar ve hatta ayları feda etmekten kaçınmasınlar. Hiçbir şey göründüğü kadar zor ve ulaşılmaz değildir. Görünüşün ardına bakarlarsa, zorluğun sadece bir tanımlama olduğunu görürler. Bugün başarılı kabul ettikleri kişilerin ‘farkındalığının’, görünenin ardındakine bakacak cesaretlerinden kaynaklandığını unutmasınlar.

Editör: Tuğba Demirci